Tarihin Bahçesinde Kelebek Dansı İzlemek
Yazdır  Resim gizle  Yazıları büyüt  Yazıları küçült

Saimbeyli ilçe merkezinin üstünde bir tepe, tepenin üstünde bir tarihi kale kalıntısı… Adı günümüzde Kale Kilise olarak adlandırılıyor. Aklıma Saimbeyli Belediyesi sitesinde ilçe tarihi ile ilgili sunulan yazı geliyor.

 

Tarihi kalıntılara göre, Saimbeyli’nin kuruluşu Hititler devrine kadar uzanmaktadır. İlçenin adı, 1800’lü yıllardan itibaren seyyahlarca Hadchin, Hadjine, Hacın, Hadschin ve Haçin olarak kullanılmıştır. Bu adın ovaya egemen olan Anavarza Beyliği´nden geldiği ve Bey Toryo´nun oğlunun adı olduğu da söylenmektedir.  W. M. Ramsay, ilçenin Roma ve Bizans Dönemlerindeki adının Badimon olduğunu yazmıştır.  

 

İlçe çeşitli uygarlıkların etkisi altında kalmıştır. İlçe tarihinin Roma Dönemi’ne kadar uzandığı tespit edilmiştir. İlçede Roma, Bizans ve Ermeni Dönemi yerleşmelerine ait pek çok anıtsal eser tespit edilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nda Maraş Sancağı’nın Elbistan Kazası’na bağlanmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında Fransız işgali altında kalmış, 18 Ekim 1920´de Yüzbaşı Doğan ve Kaymakam Saim Bey tarafından kurtarılmıştır. İlçeye 1922 yılında Kaymakam Saim Bey´e onuruna Saimbeyli adı verilmiştir. İlçe olarak 1928 yılında bugünkü yerine nakledilmiştir.

 

Hititler’den, Ermeniler, Memluklar, Romalılar, Bizanslılar, Osmanlılar ve genç Cumhuriyetimize kadar binlerce yıllık bir geçmişe bakıyorum. Kale duvarlarında belki de her medeniyetten, her dönemden bir taş, bir damla harç olmalı diyorum. İnsanların yüzlerini hayal etmeye çalışıyorum. Her şey, sisli ve puslu… Okuduğum kitaplarda ilgili medeniyetlere ait tanımlanan giysileri içinde hayal meyal insanlar…

 

Ancak bir şeyden eminim. Kale surlarının etrafında bitkiler üzerinde uçuşan kelebekler binlerce yıl önce de buradaydı ve hep aynıydılar. İnsanlar, devletler gelip geçse de onlar nesilden nesile hep orada kalmışlardı. Örneğin az önce kale duvarları üzerinden yukarılardaki tepelere güçlü kanatlarıyla uçup giden kırlangıç kuyruk kelebeği, kale duvarına yakın çalı etrafındaki papatyaların tadını çıkaran benekli bakırkelebeği, ilçe merkezine doğru aşağılara süzülen orakkanat… Yüzlerce, binlerce yıldır atalarının yaptığının aynısını yaparak yaşıyorlardı.

 

Fotoğraf makinemi bir kale duvarlarına çevirdim, bir de ortalıkta uçuşan kelebeklere… Tarihin bahçesinde mavi kanatların dansını izledim. Seyirlik kareler pozladım. Tarihi soluyarak günümüz doğasının değişmeyen tiyatrosunu gördüm.