Türkiyede Kelebek Gözlemciliği
Yazdır  Resim gizle  Yazıları büyüt  Yazıları küçült

Türkiye’de kelebek gözlemciliğinin tarihçesini yazmak, pek çok konuda olduğu gibi, yazılı kaynak ve görsel kayıtların azlığından çok zor. Ben sadece, çok sınırlı olan, kişisel bilgilerimi paylaşabilirim. Kelebeklerle ilgili bilimsel çalışmaları çok eskiye dayanan -yaklaşık 40 yıl- ve dünya çapında tanınan sayın Prof. Dr. Ahmet Ömer Koçak ve diğer bilim insanlarımızın bilimsel çalışmalarından, yayınlarından ve bilimsel gözlemlerinden söz etmeden geçmek olmaz. Ancak bu konu yazımızın kapsamı dışındadır. Bu yazı amatör kelebek gözlemciliğinin Türkiye deki gelişimi konusunu özetlemeyi amaçlamıştır.

 

Bu yazıda kelebek gözlemciliğini derinlemesine bilimsel sistematiğe dayanmayan ve bilimsel olarak düzenlenmemiş, yurt genelinde hobi olarak yapılan gönüllü çalışmalar konu edilecektir. Amatör kelebek gözlemcileri adı altında toplayabileceğimiz bu topluluğun içinde, doktorlar, avukatlar, mühendisler, üniversitelerin değişik bölümlerinden öğretim üyeleri başta olmak üzere hemen hemen toplumun her kesiminden ve meslekten insanın yer aldığı gözlenmektedir.

 

İnternet kullanımının yaygınlaşması, fotoğraf paylaşım sitelerinin artması ve bu konuyla ilgilenen internet gruplarının oluşması ve belki de en önemlisi dijital fotoğraf makinelerinin yaygınlaşması ve ucuzlaması sonunda konuda son 10 yılda çok sevindirici bir ilgi ve bilgi artışı sağlanmıştır. Başlangıçta kelebek gözlemciliğine ivme kazandıran Fotokritik (www.fotokritik.com) gibi fotoğraf paylaşım siteleri olmuştur.

 

Bu ortamda birbirini tanıyan kişiler bir araya gelerek internette gruplar oluşturmaya başladılar. Başlangıçta sayın Ali Atahan, Evrim Karaçetin ve Prof. Dr. Ahmet Baytaş’ın öncülük ettiği bu gruplar bilgi ve ilginin artmasında önemli rol oynamıştır. Son yıllarda sayın Ahmet Baytaş’ ın Türkiye’ nin Kelebekleri kitabının yayınlanması da bu konuda fevkalade önemli gelişmelerden biridir. Bir dönem www.leptr.org amatör kelebek gözlemcilerinin toplandığı bir ortam sağlamış ve önemli ilgi ve bilgi birikimi olmasına karşın maalesef varlığını sürdürememiştir. Türkiye kelebekleri konusuna dikkat çeken önemli tüzel kişilik Doğa Koruma Merkezidir (DKM). Konuya ilişkin olarak Doğa Koruma Merkezinden Didem Ambarlı, “Doğa Koruma Merkezi (DKM) 2007de Avrupa Kelebekleri Koruma Birliği Türkiye temsilcisi olmuştur. Doğa Koruma Merkezi, kelebeklerin Türkiye’nin en önemli doğal miraslarından olduğu ve kelebek korumanın Türkiye’nin doğa koruma önceliklerinden biri olması gerektiği düşüncesinde olan bir kuruluştur. DKM’ nin kelebeklerle ilgili ilk çalışmaları kelebek gözlemciliğini destekleme çalışmalarıdır. İlk faaliyet olarak 2008 yılında “kelebek günleri” düzenlenmiş, bu çalışmada kelebek tanımlama ve doğa korumaya yönelik araziden veri toplanması konusunda 3 günlük teorik eğitim verilmiş, eğitimden sonra Sivas ve Kayseri’de 1 hafta süren arazi çalışmaları ile bilgiler pekiştirilmiştir. DKM, benzer bir çalışmayı 2009 yılında Kaçkarlar bölgesinde gerçekleştirmiştir. Bu aktivitelere katılan değişik bilgi düzeyindeki gözlemciler daha sonra Anadolu Çaprazı Biyoçeşitlilik Projesi (http://www.dkm.org.tr/anadolu-caprazi/kelebek-gozlemcileri.php) ve Kaçkar Dağları Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Doğa Koruma projesinde uzmanlar ile birlikte arazi çalışmaları yapmışlar ve sistematik yöntemlerle kelebek verisi toplamışlardır.” demektedir.

 

Kelebekler konusunda internette herkese açık olan ilk kişisel web sayfaları sayın Özgür Koçak (www.ozgurdoga.net ), Ali Atahan (şimdi www.antakya-kelebek.org) ve benim tarafımdan (www.butterflies-moths-turkey.com) oluşturulmuştur.

 

Son 5 yılda amatör kelebek gözlemcileri Fotokritik’in yanı sıra www.kelebek-turk.com,  www.adameros.org  sitelerinde toplanarak gözlemlerini fotoğraflarını paylaşmaya devam etmektedirler. Trakuş (Türkiyenin Anonim Kuşları) ve Tramem’den (Türkiyenin Anonim Memelileri) sonra TRAKEL’in (Türkiyenin Anonim Kelebekleri,  www.trakel.org) devreye girmesiyle ülkemizin kelebekleriyle ilgilenen doğaseverlerin toplandığı yeni bir merkez oluşmuştur.

 

Sevindirici olan bu sitelere katkı veren gözlemci sayısının on yıl önce iki elin parmaklarını geçmezken, bugün 250’nin üstüne çıkmasıdır. Bu olumlu gelişmeler sonunda Türkiye de 330’dan fazla kelebek türünün gözlemlenerek fotoğraflanmış olması gurur duyulacak bir başarıdır.

 

Bu çalışmalar sonunda daha önce Türkiye de varlığı bilinmeyen yeni türlerin de varlığının kanıtlanması heyecan vericidir. Bu çalışmalar sırasında nadir türler sahada gözlenerek fotoğraflanmıştır.

 

Üzüntü verici olan ise henüz kelebekler konusuyla bilimsel yönden ilgilenen değerli bilim insanlarımızla, amatör kelebek gözlemcileri arasında yeterli güç birliği ve iletişimin sağlanamamış olmasıdır. Türkiye’nin doğası, tabiat varlıkları ile ilgili devlet kurumlarının desteğinin alınamaması, değişik web sayfalarında toplanan bilgilerin derlendiği bir üst yapının henüz oluşturulamamış olması bu çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşmasını ve katılımını engelleyen önemli olumsuz etmenlerdir.

 

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’ deki önemli sorunlardan biri de nüfus artmasının sonucu olarak yerleşim alanlarının hızla genişlemesi ve doğanın aynı hızla tüketilmesidir. Buna bir de ülkemizin ekonomik politikaları ve kişisel servet ihtirasları eklenince en önemli kelebek gözlem alanlarından olan Çoruh Havzası ve Istranca Ormanları, HES projeleri ve Taş Ocakları nedeniyle ciddi zararlar görmeye başlamıştır ve böyle giderse daha da fazla görecektir.

 

Kelebek Gözlemcileri olarak dileğimiz, tüm insanların kendisini doğadan soyutlamadan, doğanın bir parçası olarak görmesidir. Bütün doğal güzelliklerimizi koruma, sevgi ve bilgi artışının oluşmasıyla mümkün olacaktır.

 

Prof.Dr. Olcay Yeğin

FOTORİTM ARŞİV

Mart 2011

 

Olcay Yeğin Kimdir?

1947 yılında Niğde’de doğan Olcay Yeğin, 1971 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 1976’da Hacettepe Çocuk Hastanesi’ndeki eğitimimi tamamlayıp çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olan Yeğin, 1973 yılında Gülten Pamir’le evlendi. Bora ve Güneş adında iki oğlu olan Prof. Dr. Yeğin’in en büyük tutkularının başında ise doğa ve kelebekler geliyordu. Prof. Dr. Yeğin, son 10 yılını, bu hobilerini doyasıya yaşayarak geçirdi.

 

Karaciğer kanseriyle mücadele eden ’Hocaların Hocası’ Prof. Dr. Olcay Yeğin hocamız tedavi gördüğü hastanede 29 Eylül 2015’te Antalya’da vefat etti.

 

Türkiye kelebek gözlemciliğine büyük hizmetleri geçen, hepimizin bir şeyler öğrendiği bir bilim insanı, bir ağabey, mütevazı bir insandı. Allah rahmet eylesin.